|
||||
13 /11 / 2006 pazartesi ÖZLEDİKLERİM - Yeşilyurt’tan Yeşilköy’e faytonla turları özledim, - Okuldan kaçıp gittiğimiz Röne parkta kız arkadaşlarımızla el ele diz dize olmayı özledim, - Röne parkın altındaki kayalıklardan denize girmeyi özledim, - Deniz sonrasında yemek olarak sıcak taze ekmek yanında tenekede pişen midyeyi özledim, - Yeşilköy’deki ve sonrasında Yeşilyurt’taki açık hava sinemalarını, film seyrederken çekirdek çitlemeyi özledim, - Bisikletlerle Yeşilyurt ve Yeşilköy sokaklarını turlamayı özledim, - Yeşilyurt ve Yeşilköy’deki spor kulüplerinin yazları yaptıkları turnuva ve bayramları özledim, - Çınar oteli önündeki futbol sahasındaki iddialı maçları seyretmeyi özledim, - Hasır çay bahçesinde buzlu çay içmeyi özledim,
-
Röne parktaki tostları
ve çayı özledim,
Yeşilyurt Deniz Kulübü iskelesinden Kooperatif iskelesinde mola ile Çınar otele oradan da eğer gözümüz yer ve gücümüz yeterse Röne park kayalıklarına yüzmeyi özledim.. O günlerde yüzdüğümüz o yerlerde şimdi yürüyoruz.. Hatta yanlış hatırlamıyorsam Röne parkın herkesin denize girdiği, dalıp midye çıkardığı, balık tuttuğu yerin yaklaşık 100 metre kadar açığında(şu anda denizin başladığı yer) mercan yatakları vardı... Yeşilyurt'tan Yeşilköy'e kadar olan sahilin müsait olan her yerinden yaşlı genç herkesin elerinde oltalar mevsimine göre zargana, sarı kanat, lüfer avladıklarını hatırlıyorum ve oradaki sohbetleri, dostlukları özlüyorum.. Fenerin yanındaki kooperatiften denize girerken midyelerin el, ayak kesmemeleri için ne kadar dikkat edilirdi ama gene de mutlaka kestirirdik bir yerlerimizi... Yeşilköy Balık Restaurantlarının yanındaki tahta kayık çekme kızaklarından elimizde sinek iğne oltalarla gümüş balığı avlamayı özledim... Yakalanan o balıklarla genelde ben kedilere ziyafet çektiriyordum....:-) Eski Türk filmlerini denk gelirde izlersem pek çoğunda Yeşilköy ve Yeşilyurt'taki evleri görüyorum.. şimdilerde o evlerin çoğu artık yerinde değil... Şimdilerde büyük bir çoğunluk nedense okula servisle gidiyor.. Yeşilyurt'tan Yeşilköy'e kadar kapı kapı dolaşarak arkadaşlarımızla apartmanların önlerinde buluşarak güle oynaya konuşa konuşa yürüyerek okula gitmenin zevkini nasıl anlatabiliriz...
Bülent
YURTSEVER
|
|